“`html
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu: Dijital Çağda Dikkat Dağınıklığı ve Çözüm Önerileri
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, dijital çağın getirdiği dikkat dağıtıcı unsurlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bu dönemde sürekli gelen bildirimler, durmaksızın devam eden içerik akışları, kısa videolar ve sosyal medya platformlarının, insanların ‘ödül’ sistemini sıkça canlandırdığını belirten Bektaş, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) yaşayan bireylerde bu etkinin daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Dikkati sürdürmek adına çeşitli öneriler sunan Bektaş, ekran kullanımında süre sınırlaması getirilmesini, bildirimlerin azaltılmasını, fiziksel planlayıcıların tercih edilmesini, düzenli egzersiz yapılmasını, ekransız zaman dilimleri yaratılmasını ve uyku ile beslenme düzeninin ihmal edilmemesini tavsiye etti.
Dr. Zuhal Doğan Bektaş, yetişkinlerde görülen DEHB ve teknoloji kullanımı ilişkisini de değerlendirerek, bu sorunun önemine dikkat çekti.
Her yıl Ekim ayında Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Farkındalık Ayı’nın kutlandığını hatırlatan Bektaş, DEHB’nin çocuklukta başlayıp, bireyin yaşamının ilerleyen dönemlerinde de devam edebilecek bir durum olduğunu vurguladı. Belirttiğine göre, DEHB yalnızca ‘dikkat toplayamama’ ile sınırlı değil.
DEHB, Yetişkinlikte de Belirtisini Gösterir
Dr. Bektaş, “Bu bozukluk; planlama, organize olma, dürtüleri kontrol etme, zamanı yönetme ve duygusal dengeyi sağlama yeteneklerini etkileyen nörogelişimsel bir sorundur. DEHB, çocuklukta teşhis edilmemiş olsa dahi, bireylerin yetişkinlik dönemlerinde de etkilerini gösterebilir. Bu belirtiler çoğu zaman günlük yaşamın karmaşasında gözden kaçmaktadır. Kişi kendisini dağınık hissedebilir, yaptığı görevleri tamamlamakta zorluk yaşayabilir, bir toplantıya hazırlanırken veya e-posta yazarken kolaylıkla dikkatinin dağılmasına neden olabilecek durumlarla karşılaşabilir. ‘Sadece beş dakika’ diye başlayan bir sosyal medya gezintisi, çok geçmeden bir saatin nasıl geçtiğini anımsatmayabilir” dedi.
Yetişkinlerde DEHB’nin Etkileri
Dr. Bektaş, DEHB’nin yetişkinlerde genellikle üç ana alanda belirti verdiğini ancak bu belirtilerin çocukluktaki kadar belirgin olmayabileceğini belirtti. Bu durumları dikkat eksikliği, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik olarak sıraladı:
- Dikkat eksikliği: Uzun süreli odaklanma gerektiren görevlerde hızla sıkılma, tamamlamadan bırakma, unutkanlık ve organizasyon eksikliği sıkça yaşanır. Kişi genellikle dağınık hisseder ve öncelik belirlemede zorluk çeker.
- Dürtüsellik: Düşünmeden hareket etme, sabırlı olamama, sözü kesme veya aceleci kararlar verme gibi davranışlar, iş ve sosyal ilişkilerde sorunlara yol açabilir.
- Hiperaktivite (içsel huzursuzluk): Çocukken duramazken, yetişkinlikte sürekli zihinsel hareketlilik hissetmek olarak kendini gösterebilir. Kişi dinlenme konusunda zorluk çekebilir, sürekli bir meşguliyet arayışında olur.
İş Yaşamında Zorluklar Baş Gösteriyor
DEHB’li yetişkinlerin sıklıkla “potansiyelini tam olarak kullanamadığını” ifade ettiklerini belirten Dr. Bektaş, iş performansında dalgalanmalar, sık iş değişiklikleri, randevulara geç kalma, finansal planlama zorlukları veya sosyal ilişkilerde sabırsızlık gibi sorunlar yaşayabileceklerini ifade etti. Bu durum zamanla bireyin kendine olan güvenini de sarsabilir.
Dijital Dünyanın Etkisi
Dijital çağda herkesin dikkatinin sürekli dağıldığına dikkat çeken Dr. Bektaş, “Yanıp sönen bildirimler, kesintisiz içerik akışları, kısa videolar ve sosyal medya, beynimizin ‘ödül sistemi’ni sürekli uyarıyor. DEHB’li bireylerde bu etkiler daha belirgin hale geliyor” dedi.
Dr. Bektaş, “Beyinleri, dopamin gibi ödül ve motivasyon kimyasallarına karşı daha fazla duyarlıdır. Hızlı geri bildirim sağlayan içerikler, bu kişiler için bir çeşit çekim merkezi oluşturur. Ancak bu durum, dikkat sürelerinin azalmasına, odaklanma yetisinin düşmesine ve ertelemelere yol açabilir. Ekranı kaydırmak, yeni uyarıcılara çabuk geçiş yapma imkanı sağladığı için beyin sürekli bir ‘yenilik arayışında’ oluyor. Bu da uzun süre odaklanmayı gerektiren işlerde performansın düşmesine neden olmaktadır” şeklinde konuştu.
Uyku Düzeni Üzerindeki Olumsuz Etkiler
Dr. Bektaş, teknolojinin uyku düzenini de etkileyebileceği konusunda uyararak, “Özellikle akşam saatlerinde ekran ışığına maruz kalmak, uykuya dalmayı zorlaştırabilir. Sonuç olarak, sabahları yorgun uyanabiliriz. Bu durum, DEHB belirtilerini —dikkat dağınıklığı, sabırsızlık, unutkanlık— daha da belirgin hale getirir” dedi.
Dijital Dünyada Dikkati Korurken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Teknolojiyi tamamen yaşamaktan çıkarmanın gerçekçi olmadığını belirten Dr. Bektaş, “Ancak onu bilinçli bir şekilde yönetmek, hayatı mümkün kılıyordur.” şeklinde sözlerine devam etti. İşte dikkati korumak için bazı öneriler:
- Süre Sınırlaması Getirin: Pomodoro tekniği gibi zaman yönetim yöntemleri (25 dakika odak, 5 dakika ara) verimliliği artırabilir. Sosyal medya için ekran süresi sınırlayıcı uygulamalar kullanmak da yararlı olabilir.
- Bildirimleri Azaltın: Anlık mesajlar ve bildirimler, DEHB’li bireylerin dikkatini en çok bozan faktörler. Gereksiz bildirimleri kapatmak, dikkat dağınıklığını en aza indirmeye yardımcı olur.
- Fiziksel Planlayıcılar Kullanın: Dijital araçlar yerine ajanda, defter veya yazılı listeler kullanmak zihni düzenlemeye fayda sağlar. “Yapılacaklar listesi”ni görmek, işlerin tamamlanmasını kolaylaştırır.
- Düzenli Egzersiz Yapın: Fiziksel aktivite, dopamin ve noradrenalin seviyelerini artırarak dikkat ve motivasyonu destekler. Günlük yürüyüşler, yoga, bisiklet sürme veya dans gibi aktiviteler ruh halini dengelemeye de yardımcı olur.
- Ekransız Zaman Dilimleri Oluşturun: Yemek saatlerinde, yatmadan önce veya sabah uyandığınızda ekransız kalmak, zihinsel dinlenmenizi sağlar.
- Uyku ve Beslenme Düzenini Koruyun: Kafein tüketimini azaltmak, düzenli uyku saatleri belirlemek ve akşam saatlerinde ekran maruziyetini sınırlamak belirtileri hafifletmeyi sağlayabilir.
Teknoloji Kullanımında Dikkatli Olmalıyız
Doğru kullanıldığında teknolojinin DEHB’li bireylerin hayatını kolaylaştırabileceğini belirten Dr. Bektaş, “Hatırlatma uygulamaları, zamanlayıcılar ve görev yöneticileri, dikkat artırma uygulamaları işlevselliği destekleyebilir. Önemli olan, teknolojinin kişiyi yönetmemesi; kişinin teknolojiyi kendi yararına kullanmasıdır.” ifadelerini kullandı.
Farkındalık, Anlama ve Destek Süreci
Dr. Bektaş, sözlerini şöyle tamamladı: “DEHB, bir karakter özelliği veya ‘disiplin eksikliği’ değildir; biyolojik bir temeli olan nörogelişimsel bir farklılıktır. Erken farkındalık ve uygun tedavi ile DEHB’li bireyler potansiyellerini en üst düzeyde ortaya koyabilirler. Bu farkındalık ayı, DEHB’li bireyler ve yakınları için önemli bir hatırlatmadır. Dijital dünyanın makinesine kapılmadan, bireyler kendi ritimlerini bulabilir ve çoğu zaman, iyileşmenin ilk adımı kendini anlamaktır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“`